( Debbie Rigaud “Black Gold” adlı yetişkin dergisi için Eminem’le görüşüyor. )
Debbie: Nasılsın bugün?
Eminem: İyiyim iyiyim.
Debbie: Al, biim derginin bir sayısı bu. Nasıl olmuş?
Eminem: Dergiyi hissedebiliyorum! Hissedebiliyorum!
Debbie: Okuyucularımıza kendi hakkındaki bazı şeyleri söylesene adın, yaşın, burcun filan…
Eminem: Tamam…(Robot gibi) Adım Marshall Mathers, 27 yaşındayım, 17 Ekim 1973 doğumluyum ve… terazi burcuyum. Oldu mu?
Debbie: Seni MTV Spring Break’de gördüm. Gerçekten döktürüyordun.
Eminem: İyiydi. Böyle şeyleri çok severim. Spring Break turnemin en eğlenceli bölümüydü.
Debbie: Şarkı söylemeyi her zaman istemiş miydin? Hiç aklından başka birşey geçmedi mi?
Eminem: 12-13 yaşlarındayken resimli roman ressamı olmak istemiştim. Yani resimler filan çizerdim. Ama 14-15 civarında kalpten istediğim tek şeyin rap yapmak olduğunu anladım. Hissettim bunu!
Debbie: Sen Detroit’lisin. Orası Los Angeles ya da New York’tan çok farklı mı?
Eminem: Her kent bir diğerinden farklıdır! Ama Detroit’te bizim yeraltı çevremiz vardır. Farklı sanatsal üretimde bulunanlar anlamında diyorum.
Debbie: Öyle diyorsun ama sen ve Royce (da 5′ 9”) dışında akla gelen bir isim bulamıyorum.
Eminem: O yüzden yeraltı diyorum ya! Tamamen ticari iş yapanlar daha Detroit’in adını bile duymamışlardır. Royce’la ben bu işi en geniş anlamda yapan iki kedi olduğumuz için adımız bilindi.
Debbie: Senin favori sanatçıların ya da rap’çilerin kimler?
Eminem: En sevdiklerim.. mmm… Jay-Z, DMZ, LL Cool J, Naughty By Nature’den Treach.. Nas.. Redman’i de severim. bir de Royce 5′ 9”. Royce benim sevdiğim sanatçılardan biridir ve daha ünlü bile olamadı. Ama bir olursa diğer serserilerin hepsinin anasını belleyecektir inan!
Debbie: Şu anda hip-hop dünyası içinde şiddetin yeri ne sence? Biliyorsun Biggie öldü, Tupac öldü ve şimdi Big L…
Eminem: (Kızgın bir sesle) Siktirsinler! Bu dünyadaki insanlar biraz sakinleşmeliler artık! Pis bazı işler yaptın mı insanların öldüğünü artık öğrenmeleri gerekiyor! Bu beklenmedik bir şeydir! Biggie, Tupac, Big L. Bu hıyarların her biri bir efsanedir be! Efsanelierin canını öylesine gidip alamazsınız! Hiç kimseye gidip onun canını alamazsınız! İnsan hayatı en değerli şeydir! Bazen de Big L olayında olduğu gibi hiç ilgisiz olaylar da birden hip-hop dünyasıyla ilişkilendiriliyor. Bence Big L olayı tamamen kişisel bir işti. Ama ne olursa olsun, hip-hop dünyası artık biraz sakinleşmek zorunda! Amerika’da suçun önüne geçemezsiniz! Dünya böyledir! Bazı herifler beş parasız ve kaybedecek hiçbir şeyleri olmadan ortalarda gezindikleri sürece suçların önüne geçemezsiniz! Nefret ediyorum bu işlerden!
Debbie: Kiminle çalışmak isterdin?
Eminem: Geçenlerde Missy ile bir şarkı kaydettik, ayrıca Madd Rapper’la da öyle. Bugünlerde Dr. Dre’nin Chronic II’sinde şarkı söyledim. Ama artık başkalarıyla albüm işbirliği yapmak istemiyorum. Kendi adımın bir çok prodüksiyonda görünüp durmasını istemiyorum artık.
Debbie: Peki Rakim, seni çağırıp işbirliği yapalım derse? Ona “Adımın bir çok prodüksiyonda görünüp durmasını istemiyorum” mu diyeceksin?
Eminem: Elbette hayır! Ona öyle der miyim hiç! (Gülüşmeler)
Debbie: Küçük bir not olarak bu yetişkinlere seslenen bir dergi biliyorsun ve bazı o tip sorular sormalıyım… durumlar nasıl?
Eminem: İdare ediyor…
Debbie: Dergi elinde işte ve içinde her tip kadının resimleri var… Esmer, sarışın, kızıl, siyah…
Eminem: Evet…
Debbie: Senin tipin hangisi?
Eminem: Tipim mi? Hepsine bayıldım! Bütün kadınlara bayılırım ben! Yok hayır… Yani, bütün kadınlar diyemem ama… şöyle saçı, böyle başı olan kadınları severim diye tarif de edemem… Genelde kadınları severim. Dişi cinse hayranımdır ben!
Debbie: Senin daha çok siyahların oturduğu mahallelerde yetiştiğini biliyoruz… Daha gençken hiç, siyah kızlarla çıktın mı? Yoksa bu yasak mıydı?
Eminem: Ara sıra tepkilerle karşılaştım, ama genelde durumlar fena değildi. Yani, kendi mahallemde beni tanıyan insanlar arasındaydım. Bazen bana kıl olsalar da temelde niyetimin kötü olmadığını bilirlerdi. Beni tanırlardı. Arada küçük kavgalar çıkardı, ama bu herkesin başına gelir, öyle değil mi?
Debbie: Yani benim gibi şişko hatunları mı seversin yoksa o kılkuyruk sıskaları mı?
(Gülüşmeler)
Eminem: Özel bir tipim yoktur dedim ya, karşılaştığım her kıza bakarım ben…
Debbie: Hiç seks filmi seyrettiğin ya da porno dergilerine baktığın olur mu?
Eminem: Her zaman! Tur otobüsünde bile porno seyrederim!
Debbie: Yemin et! Peki en sevdiğin porno yıldızı kimdir?
Eminem: Janet Acme.
Debbie: Yemin et! Yalan söyleme!
Eminem: Janet Acme dedim ya!
Debbie: Bir gün bir porno filmde oynayabilir miydin sence?
Eminem: Lanet…(dediği duyulmuyor)
Debbie: Lanet olsun hayır mı?
Eminem: Lanet olsun, elbette!
Debbie: Elbette mi?! (Gülüşmeler)
Eminem: Ben porno filmde oynar mıydım acaba…. he he he!
Debbie: Çıkarsana! Yani “Slim Shady’nin Yaşamında Bir Gün” gibi bir film çeksene!
Eminem: Belki de çok yakında Slim Shady’den bir porno film izlersiniz!
Debbie: Ciddi mi?
Eminem: Önce bir film sözleşmem var. Daha sonra Slim Shady’den bir porno izleyebilirsiniz.
Debbie: Yeminle mi? Söylüyorum bak…
Eminem: Benim oyunumda utanmak yoktur! Benim oyunumda utanmak yoktur!
Debbie: Konu nasıl olacak?
Eminem: Gayet basit! Geçmişte beni reddeden tüm kızları düdüklüyor olacağım!
(Gülüşmeler)
Debbile: Peki bir porno oyuncusu ile başrol oynayacak olsan kimle oynardın?
Eminem: Janet Jacme’yi severim, Amber Lynn, Ginger Lynn… Bir de Shane… Bir de bir kız vardı… Gina?
Debbie: Jeanna Fine mı?
Eminem: Hayır Gina bir şey… Gina… Biraz olgun bir kadın…
Debbie: Nina Hartley mi?
Eminem: Evet! Bir de Nina Hartley’i severim!
Debbie: Hangi tür kızlar sana biraz kaçık gelir?
Eminem: Kızlarla yatan kızlar! (Gülüşmeler) Aslında öyle hayvanlı mayvanlı seks tripleri bana çok ters geliyor.
Eminem: Kendini kaçık olarak görmüyor musun?
Eminem: Pek değil. Ben o konuda biraz düzüm… Yani, öyle kendimi parmaklatmayı sevmem! (Gülüşmeler)
Debbie: Porno sana esin veriyor mu?
Eminem: Yalnızca değişik pozisyonları deneme konusunda! Geçenlerde bir filmde gördüm, adam kızı amuda kaldırmış öyle beceriyordu… Yani ben kaçık değilim dedim, ama bunu bir denemeyi isterdim doğrusu… Ha bir de klitorisinde piercing olan kızları sevmem. Bence acı verici bir şey… Seninkinde var mı?
Debbie: Hayır! (Gülüşmeler)
Eminem: İyi, öylesini sevmem de! (Gülüşmeler)
Debbie: Anal seksi de sevmezsin o zaman…
Eminem: Hayır, ben tek delikten çalışırım! (Gülüşmeler) Yani kendi kız arkadaşım olursa durum belki değişir ama…
Debbie: Garip, senin bu konularda uçurmuş biri olacağını tahmin etmiştim.
Eminem: Pek değilim işte…
Debbie: Aslında herkes biraz uçurabilir, yeter ki bunu paylaşmak isteyeceği birini bulsun…
Eminem: Ben sekiz yıldır benim hatunla birlikteyim. Ama hala pek uçuramadık!
(Gülüşmeler)
Debbie: Belki de onun yerinde ben olmalıydım!
(Gülüşmeler)
Eminem: Ciddi misin! (Gülüşmeler) New York’a bir dahaki gelişimde bakarız… Şu Pittsburgh’daki orji hoştu ama ben kendimi pek kaçık biri olarak görmüyorum. Bazen bir kızın kıçına şaplak atar, ya da saçından çekip öperim o kadar! (Gülüşmeler)
Debbie: Hangi pozisyonları seviyorsun?
Eminem: Kadının üstte olduğu pozisyonlar hoşuma gidiyor. Biraz da tembelim galiba. Kadını çalıştırmayı seviyorum! (Gülüşmeler)
Debbie: Farklı kadınların seks yapışları farklı mı sence?… Yani örneğin, siyah kadınların sana yapıp da beyazların yapmadığı bazı şeyler var mı?
Eminem. Hayır, hiçbir fark göremiyorum? Neden ki?
Debbie: Yani, ben beyaz erkeklerle siyah erkekler arasında farklar görüyorum da…
Eminem: Ciddi misin? Nasıl yani?
Debbie: Örneğin bir çok siyah adam kadınına oral seks yapmaz, ama beyaz erkekler yapıyor…
Eminem: Ben de yapmam.
Debbie: Ciddi mi! Neden ki?
Eminem: Bilmem çok ender yaparım. Geçmişte aşağıda neler olduğunu bilemezsiniz! (Gülüşmeler)
Debbie: Hiç mi bir kadına oral seks yapmadın!
Eminem: Yani kendi kız arkadaşımsa ya da iyi tanıdığım biriyse belki… Ama aslında çok çok çok ender olarak yaparım. Ama yatakta kadının orgazm olmasını sağlamaya çok önem veririm. Yapamazsa sert olarak bile kalamam, zıbarır uyurum.
Debbie: Çok cömertsin! Birçok erkek bunu umursamaz bile!
Eminem: Ben birçok erkek değilim.
Debbie: Mastürbasyon yapar mısın?
Eminem: Elbette! Günde en az iki kere! (Gülüşmeler) Yani çetelesini tutmadım ama… Ya sen?
Debbie: Hayır.
Eminem: Yalancı karı! (Gülüşmeler) En son ne zaman seks yaptın?
Debbie: Ocak’ta.
Eminem: Ne! Ocak’tan beri herif görmedin mi! Neler oluyor böyle! Ben New York’a yerleşsem ya! (Gülüşmeler)
Debbie: Turneler sırasında yaşadığın en çılgın şey ne oldu?
Eminem: Henüz öyle bir şey olmadı, ama bekliyorum. Kızların benim önümde oynaşmalarını seyretmek hoşuma gidiyor…
Debbie: Turneler sırasında yaşadığın en çılgın şey ne oldu?
Eminem: Hiç!!!
Debbie: Yalancı seni! İki kızın önünde oynaştıkları haberi geldi kulağımıza… Biz Black Gold’da bir aileyiz, anlatabilirsin!
Eminem: O işi mi duydunuz! Dalga geçen iki kız yahu! Önemli değildi. Seyretmeyi seviyorum, ama her seferinde kızlar benimle olmak istiyorlar. Ben kabul etmiyorum. O Dallas meselesi tam saçmalıktı! İki kız milletin önünde yiyişiyorlardı, ama iş pantolonları indirmeye gelince bir tanesi korktu ve cayar gibi oldu. Asıl çılgınlık Pittsburgh’daydı. Bir keresinde dört kızı birden gördüm…
Debbie: Yemin et! Nasıl oldu ki?
Eminem: Ne bileyim! (Gülüşmeler) Dört kız vardı, benim arkadaşlar vardı ve kızlar grup yapıyorlardı… Bize gösteri olsun diye herhalde… O çılgındı işte!
Debbie: Senin hatunun bu olan bitenlerden haberi var mı?
Eminem: Elbette hayır! (Gülüşmeler) Sen de yayınlamasan iyi olur. Aptalın teki değil elbet, ama fazla detayı da bilmez.
Debbie: Şimdi biraz romantizm… Black Gold’un bayan okuyucularına açıklar mısın, ne tür bir kadın arıyorsun?
Eminem: Ne tür kadınlar mı arıyorum! Tek gecelik ilişkiler! (Gülüşmeler)
Debbie: Gerçekten mi! (Gülüşmeler)
Eminem: Hepsi bu! Gerçekten! (Gülüşmeler)
Debbie: Evlenip başka çocuk yapmayı düşünmüyor musun?
Eminem: Asla! Bir küçük kızım var ve dünyada ihtiyacım olan tek şey de o!
Debbie: Aile durumları nasıl gidiyor?
Eminem: Aile mi? Küçük kızım gayet iyi.
Debbie: Evet, albümündeki Bonnie&Clyde şarkısında o da yer aldı… Sence yıldız olacak mı?
Eminem: Kesinlikle olacak! Küçük kızım çok güzeldir! Benim ufaklık bir film yıldızı olacak. Daha üç yaşında ama o kadar akıllı ki görenler altı-yedi sanıyor.
Debbie: Güzel! Kızın Bonnie&Clyde şarkısında annesinin öldürülmesi sırasında suç ortağı olarak çalıştığına göre gerçekten ilginç biri olacağı kesin! Eşin bunları duyunca ona nasıl açıkladın?
Eminem: “Bak. Çok moralim bozuktu” gibi şeyler söyledim. Bir ara zaten gerçekten bunları yapmak istemiştim. Gerçekten. Anne Oğul Dramı!
Debbie: Bu gelecek şarkının adı olmalı! Anne Oğul Dramı!
Eminem: Çok sıradan bir şey olurdu!
Debbie: Daha iyi ya!
Eminem: Hayır onun hakkında başka şarkılarım var. Bir dahaki albümümde Bonnie&Clyde’ı yazdığım durumlara sürüklenişimi anlatan “Kim” adında şarkı olacak. Birkaç tane daha var. Kızımın annesi bana bayağı kötü boklar yaşattı, o yüzden bol bol şarkıyı hak ediyoré
Debbie: (Gülerek) Yani sen onu öldürmeden önce mi?!
Eminem: (Gülerek) Evet, onun boğazını kesmeden önce…
Debbie: Peki, o senin hakkında bir albüm çıkaracak mı?
Eminem: (Gülerek) Bu eğlenceli olurdu, gerçekten eğlenceli olurdu!
Debbie: Hiç hüzünlü R&B şarkıları yok mu?
Eminem: Hayır, hayır.
Debbie: R&B sevmiyor musun? Yani eski R&B şarkıları?
Eminem: Sevmediğimi söylemedim. Yalnızca benim tarzım değil. Dinlemeye gelince bazılarından zevk alıyorum, ama yapmaya gelince, kesinlikle benim tarzım değil.
Debbie: Çocuk aranızı düzeltti mi?
Eminem: Hatunla bir ayrılıp bir birleşiyoruz. Şu aralar aramız iyi… Benimkinin “tarzım” dediği bir şey var ve ben o halta dayanamıyorum! Bebeğin doğumundan sonra işler daha da tatsızlaştı.
Debbie: Nasıl yani?
Eminem: Her tartışmamızdan sonra giderken “Eğer beni görmek istemiyorsan Hailie’yi(kızım) de göremezsin diyerek ufaklığı bana karşı kullanıyordu.
Debbie: Bu işleri daha da karıştırır.
Eminem: Evet. Anne Oğul Dramı.
Debbie: Oğlun olsun ister miydin?
Eminem: Kesinlikle hiç fark etmezdi.
Debbie: Ama tüm erkekler oğlan ister. Küçük bir erkek ister. Sen bunu hissetmedin mi hiç?
Eminem: Kızım doğmadan önce belki biraz… Ama doğduğunda “Minik bir kızım var” dedim sevinçle!
Debbie: Çok korkmuş muydun?
Eminem: Korkmadım. Daha on bir yaşındayken erkek kardeşimin altını değiştirirdim ben… Biraz endişelendim, ama kızım doğunca “Bu o kadar da kötü değil” dedim.
Debbie: Eee, erkek kardeşin nasıl? İyi mi? Bilirsin, şimdi o senin kardeşin diye millet ona tapıyordur…
Eminem: Bizimki çok cool bir delikanlıdır. Zaten okulun en gözde oğlanıydı. On tane filan sevgilisi var sanırım!
Debbie: Gerçek mi! (Gülüşmeler)
Eminem: Yeminle! Saçını sarıya boyatıp küpe de taktı bana benzemek için!
Konserime gelince kızlar üstüne atladı herifin! Benimle ilgilenmediler bile! O kızın kucağından kalkıp öbürüne oturuyordu. Ben de “Hadi bakalım köftehor” diye seyrettim onu!
Debbie: Hiç kadınlar senin için kavga etti mi?
Eminem: Aslında evet! Birkaç kez! Bir akşam otel odamda iki kız vardı, ama ben ikisini de beğenmiyordum. Neden bilmiyorum, kafam da iyiydi, otel odasından çıkıp gittim. Otoparkta bir baktım, hatunlar “Senin yüzünden gitti!” diye kavgaya tutuşmuşlardı! İkisini de beğenmediğimden haberleri yoktu…
Debbie: Kadınlarla ilgili başına gelen en tatsız olay ne oldu?
Eminem: Bir keresinde otel lobisinde gördüğüm iki kızdan birini alıp odama çıkardım ve bir baktım, öbürü ağlamaya başladı!
Debbie: Ciddi mi? NEden?
Eminem: Manik depresifmiş galiba… Onu hap yutarken gördüğümde kendi söylemişti bana. “Haplarımı aldığım sürece sorun yok” diyordu. Ama kız arkadaşıyla odaya çıkınca hatun kaydı! “Asıl Slim Shady hayranı benim, o değil” diye bağırıyordu. Ertesi gün konserde onu gördüm. BAna “Selam beni hatırlıyor musun?” deyince, ben de “Evet, kaybol” dedim! Delinin tekiydi!
Debbie: Bu gerçekten olay olmuş!
Eminem: Evet…
Debbie: Herkesin senin üzerine atlaması sorunuyla nasıl başa çıkıyorsun?
Eminem: Zor iş, çünkü ben de herkes gibi bir insanım. Benimle konuşabilirsiniz, çünkü ben sizden biriyim. Bazı havalı starlar terbiyesiz olabilir, ben değilim. Ben restoranda yemek yerken bana gelip “Selam Em, biraz rap söylesene” “Bana bir imzanı verir misin” ya da “Evi arayıp telesekretere not bırakır mısın?” dediklerinde ben de herkes gibi; “Hayır şu anda yemek yiyorum” diyorum.
Debbie: Bu komik, çünkü New York’ta rap’çiler zaten sokaklardadırlar ve isteyen herkes onları görüp konuşabilirler…
Eminem: Öyle. California’da da burunları büyümemiştir! YAni beni yemek yerken gören biri “Selam Em” der ve geçip gider. Ama Ortabatı ABD insanı daha ilginç. Bakın müthiş bir olay anlatayım… Bir gün ben ve Big Nasty(koruması) havaalanındaydık. Kiralık bir arabayı teslim ederken görevli kadın kilometre saatine bakmak için arabaya geldi ve ben arabadan indiğim anda adeta elektrik çarpmış gibi oluverdi! “Aman Tanrım!” deyip duruyordu. “Adınız ne?” deyince ben de gırgır olsun diye “My Name Is…” diyerek şarkı söylemeye başladım. Kadın donmuş bir halde “Aman tanrım” deyip duruyordu! Sonra gitmek için döndü ve güm diye yüz üstü yere çakılıverdi! Big Nasty ve ben gülmekten bayılacaktık!
Debbie: Yemin et! (gülerek) Düştü ha! ha ha ha!
Eminem: Evet! Yerde hala “Aman Tanrım” deyip duruyordu!
Debbie: Müthiş bir hikaye!… Peki medyanın bu ilgisiyle nasıl başa çıkıyorsun?
Eminem: Henüz “Gelin bakalım, yeni biri çıkmış!” aşamasındayım. Ama sanırım Spin ya da Rolling Stone gibi “beyaz” dergiler benim beyaz olmamla, Source gibi “siyah” dergileren daha çok ilgileniyorlar. “Bak beyaz, hadi kapalım onu!” tarzı yaklaşıyorlar. Rolling Stone beni kapak yapıp “Yavaşla Bakalım Beyaz Çocuk” deyince sinir olmuştum. İçerideki yazı iyiydi, ama kapağı görünce “Siktir ya! Bu ne!” filan oldum… Sizin XXL gibi bazı dergiler ise beni siyahların kültürünü işgal edip yağmalamakla suçluyor! Siktirin ya! Bir durun yaa! Herkes benim derimin rengiyle ilgilenme derdinde, ama ürettiklerimin hava cıva olduğunu kimse söyleyemiyor, çünkü sıkı olduğumu biliyorlar!
Debbie: Bazıları da yoksul beyaz insanların da olup varoşlarda yaşayabileceklerini bir türlü kabul etmiyorlar. Oysa ABD’de beyaz yoksulluk oranı da gittikçe artıyor.
Eminem: Neden insanlar yoksul beyaz insan olacağına inanmakta bu kadar zorluk çekiyor? Ben varoşta yaşadığımı söyleyemem, ama mahalle kültüründen geldiğimi söyleyebilirim. O zamanki oyun arkadaşlarım şimdi benimle turneye çıkan çocuklar! Onların yoksul kalmasını istemiyorum… Bir arkadaşımı da çok acı bir olayda yitirdim geçenlerde.
Debbie: Bunu duyduğuma çok üzüldüm.
Eminem: (Üzgün) Evet… İki hafta içinde yeni albümümde benimle çalışacaktı çocuk… Keşke onu da yanımda getirseydim… Yani beyazların da sorunları olabiliyor…
Debbie: Sen de iki versiyon video-klip çekmeyi tasarlıyor musun? Yani biri işin gerçek tarzı, biri de Tupac’ın “Nasıl isterdiniz?”i gibi, sıradan medyaya dağıtmak üzere?
Eminem: Düşündüm. Ama Dre ile birlikte yaşamımı anlatan bir film yapacağız. Bir bölüm gerçekten yaşanmış şeyler olacak, bir bölümü de kurmaca. Kurmaca bölümünde Dre beni nasıl gördüğünü anlatacak. Yaşamımı nasıl gördüğünü, nasıl doğduğumu, başardığımı filan… Videoya çekeceğiz. Müthiş bir şey olacak!
Debbie: Kliplerden konuşurken, “Guity Conscience” klibini BET kanalında izledim ve MTV’nin oynatırken klibi kuşa çevirdiğini fark ettim. Neler oldu?
Eminem: Klibin bir kopyasını MTV’ye gönderdim, ama MTV o günlerde olan bazı sokak olayları yüzünden şiddete karşı bir kmapnaya yürüttüğü için benim klibi kuşa çevirip oynatmışlar. Şiddete Karşı Kurul komiseri onlara bir mektup yazıp “Şiddete karşı olduğunu söyleyip nasıl Eminem, Korn veya Marilyn Manson klipleri oynatırsınız?” demiş… Ama ben onların oynattığı versiyonu henüz görmedim. BET kanalına gelince bana büyük ilgi gösterdikleri bir gerçek…
Debbie: Niye BET sana ilgi göstermesin ki? Sen de hip-hop’çı değil misin?
Eminem: Evet.
Debbie: Hip-hop ve yetişkinlere yönelik yayınlar arasında böyle bir ilgi olduğunu neden düşünüyorsun?
Eminem: Çünkü tüm rap’çiler kaçıktır ve hip-hop da her şeyle ilişkilidir.
Debbie: Dustin Hoffman’ın senin konserlerinden birinde “Mumya” rolü oynadığını duydum. Nasıl oldu bu?
Eminem: California’daki Blues Evi’nde çalıyorduk, o da çocuklarıyla birlikte oradaydı. Kulise gelince ondan Mumya’yı oynamasını rica ettim, çocukları da yalvarmaya başlayınca o da birden “Bu benim çocuklarımı mutlu edecekse ve sen benim çocuklarımı mutlu edeceksen neden olmasın?” deyiverdi! Çok sevinmiştim. O gece sahneye mumya olarak çıktı ve herkes çok merak etti mumyanın aslında kim olduğunu… Konserin sonunda seyirciye “Mumya’nın kim olduğunu bilmek ister misiniz?” deyip maskesini sıyırdım ve insanlar onun Dustin Hoffman olduğunu öğrenince kafayı yiyorlardı!
Debbie: Neden aynı şeyi benim olduğum konserde yapmadın ki?
Eminem: O zaman mumya fikri henüz tam oluşmamıştı. Ama bundan sonra her kentte birini mumya yapacağız.
Debbie: Ben mumya olurdum, ama Big Nasty mumya kostümünün göğüs bölgesinin bana küçük geleceğini söyledi.
Eminem: Kostüm sana olur muydu bilmem… göğüslerin biraz büyük! (Gülüşmeler)
Debbie: Hatırlıyorsun demek!
Eminem: Nasıl unuturum!
Debbie: Neden albüm sırasında Milkbone, Cage ve diğerlerine sataştın ki! Sataşmasan da iyi satardın zaten!
Eminem: Cage ile benim aramda bunların olacağını ne bileyim! Ona küfür ettim, çünkü benim onun tarzını taklit ettiğimi söyledi! Tanımam bile ibneyi! Adını bile duymamıştım! Laf çıkınca menejerim bana mecburen onun bir albümünü getirdi ve dinledim. Onun menejeri de benim onun stilini aldığımı söylemiş. Baktım, adamın sesi bile bana benzemiyor ki yahu! Milkbone meselesi ise tamamıyla “Don’t Give A Fuck” parçamdaki bir sözcük oyununu onların anlayamamış olmalarından kaynaklanmıştır. Konuyu uzatıp rezil olmak istiyorlarsa kendi bilecekleri iş!
Debbie: Ne diyeceksin onlara?
Eminem: Artık kimseyle ağız dalaşı yapmak istemiyorum. Hiç biri si*imde değil! Artık onlarla ilgilenmiyorum.
Debbie: Ya Vanilla Ice? Bak, sanırım Vanilla Ice kötü rap yapıyordu. Bence kukladan farksızdı. Patronlar “Varoştan gelmesen bile, öyleymiş gibi yap” demişler, o da yapıyordu. Kuklanın biriydi.
Eminem: Bak, ben beyaz okullarına da gittim, karışık ırk uygulaması olan okullara da… Önemli olan nereden gelirsen gel, kökenini reddetmemek ve onunla gurur duymaktır… Vibe dergisinin haziran sayısında benim için söylediğini duydunuz mu?
Debbie: Evet, ama onu demek istemediğine eminim… Senden gerçekten nefret ettiğini sanmıyorum. Kendini buna zorunlu hissediyor, o kadar. “Beyaz Rap’çi” olarak siz az sayıdasınız ve senden nefret ederek prim yapmak istiyor.
Eminem: Evet, yazıyı okuyunca beni kıskandığını hissettim. Okuduğunuzda “Orada ben olmalıydım” dediğini görür gibi oluyorsunuz.
Debbie: Yine de Vanilla Ice ve MC Hammer’in kendi zamanlarından ileride olduklarını düşünüyorum. Yani bir çok rap’çinin adı bilinmezken onlar platin plak alıyorlardı. Hammer’ın herkesten önce sponsor bir firması vardı ve herkes bu yüzden ondan nefret ediyordu, ama şimdi sponsoru olmayan şarkıcı yok.
Eminem: Evet, ama Hammer şimdi çulsuz kalmadı mı?
Debbie: Beverly Hills’de yaşayanların standartlarına göre belki evet, ama bize göre değil.
Eminem: Doğru.
Debbie: Milli Vanilli’yi düşün. Kendi şarkılarını kendileri söylemedikleri tarzında söylentiler çıkardılar, bunu kafalarına soan menejerleriydi ve sonra da birden onların sahtekar olduklarını açıkladı… Bu rezalet değil mi?
Eminem: Hem de nasıl!
Debbie: Bliyor musun menejerleri ölen üyenin ailesiyle hala ilişkiyi kesmedi. Aslında intihar ettiğinde onu bulan oydu…
Eminem: Ciddi mi?
Debbie: Menejer hala geceleri rahat uyuyamıyormuş…
Eminem: öyledir herhalde!
Debbie: Sanırım insanların seninle uğraşmasının bir nedeni beyazsın, rap söylüyorsun, siyahlara benzeme gibi bir derdin yok, kendinle gurur duyuyorsun ve isteseler de istemeseler de hip-hop dünyasının bir parçasısın. Hiç kimse Vanilla Ice’ı “ürettikleri” gibi seni “üretmedi”!
Eminem: Kesinlkle. Ben hip-hop’ı koşulsuzca seviyorum ve yeraltındaki insanlar da beni tanıyorlar. Her sabah aynaya baka baka kendimi beyaz olduğuma inandırma sorunum yok!
Debbie: Bu yüzden de bizim Black Gold dergisiyle söyleşi yapıyorsun! Bizim derdimiz başkadır.
Eminem: Aynen.
Debbie: En azından MC Serch’in her gece ertesi sabah siyah olarak uyanmak için dua ettiğini biliyorum! (Gülüşmeler) Kendi şarkılarında beyazları aşağılıyor.
Eminem: Doğru. “Gas Face” şarkısında şöyle demişti: “Kara kedi kötü şanstır / Kötüler siyah giyer / Ve hep beyazlar böyle der” Bunu duyunca “Ne diyor bu ya” olmuştum! Ama yine de kıyak MC’dir, ben de severim.
Debbie: Peki albümde dediğin o tüm haltları yiyor musun gerçekten?
Eminem: Anlattıklarım %99.9 yaşadığım gerçeklerdir. Ya kendim yaşadğım, ya da yaşandığını gördüm. Neler yapmayacağımı söylemektense neler yaptığımı söylemeyi yeğlerim. Asla eroin, kokain filan almam, ara arada bir hap attığım oluyor. Fazla ot da çekmem… Galiba zamanında çok içtim diye artık beni etkilemiyor… (Gülüşmeler)
Debbie: O zaman daha sıkı bir şey al! Crack gibi!
Eminem: Evet! (Gülerek) Crack içmem, ama Bacardi içerim! HEmde su gibi içerim!
Debbie: Bu kadar dürüst olup yaptıklarını “Yapıyorum” demen çok hoş…
Eminem: (Şarkı söyler) “Benim adım Marshall Mathers ve ben alkoliğim…” Sen ilaç almıyor musun?
Debbie: Hayır.
Eminem: Ot bile mi?
Debbie: Hayır.
Eminem: Denemek ister misin?
Debbie: Hiç denemedim ve deneyeceğimi sanmıyorum…
Debbie: Albümünde Canibus’a bağırıyordun. Bir kere de onu kapak yapmıştık. Hiç onu canlı olarak serbest stil rap yaparken dinledin mi?
Eminem: Onu hiç canlı dinlemedim. Ama bir söz yazarı olarak saygı duyuyorum. Tüm diyeceğim bu.
Debbie: Öyle mi, bende bir bant kaydı var ve teknolojik bir takım olaylara girişmiş. Hoşuma gitti… Bu olaya yeni girmek isteyenlere ne demek istersin?
Eminem: Çok çalışın! İyi olduğunuzu bilmeniz gerek, yetenekli olduğunuzu bilmeniz gerek. Bunları bilir ve eşekler gibi çalışmaya devam ederseniz başarırsınız! Ama eğer yeteneğiniz yoksa, bir şey diyemem!
Debbie: Bizim derginin seni hissetmek isteyecek bayan okuyucularına bir sözün var mı?
Eminem: Prezervatif kullanın!
Debbie: Başka?
Eminem: Prezervatif kullanın! Kullanılmışından kullanmak zorunda kalsanız bile! (Gülüşmeler) Prezervatif kullanın tamam mı?
Debbie: Tanrı’ya inanır mısın?
Eminem: Evet, ama öyle dindar biri değilimdir. Kiliselere filan takılmam.
Debbie: Ben de, ama bence her gün dua etmelisin! Çünkü birileri seni kolluyor gibi! (Gülüşmeler) Dünyada pek az insan sevdiği mesleği yapabiliyor.
Eminem: Dua ettiğim oldu tabi. Tam çıkış yapmadan önce tamamen çulsuzdum, kızıma bez alacak param yoktu.
Debbie: Bence gerçekten kutsanmışsın!
Eminem: Teşekkürler…
Debbie: Slim Shady gelecekte ne yapacak?
Eminem: Sonbaharda bir turnem var, ama kimlerle gideceğim henüz kesin değil. Sonra Dre ile bir “Chronic” turnemiz olacak. Sonra da ikinci albüm çalışması başlayacak…
Debbie: Söyleyeceğin son bir şeyler var mı?
Eminem: Asla kimsenin hip-hop’ı engellemesine izin vermeyin. Hip-hop sonsuza dek yaşayacaktır. Hip-hop evrenseldir ve hep yaşayacak. Yolunu kesmeyi deneyenler oldu, ama başaramadılar.
Debbie: Tanrı seni korusun ve söyleşi için çok teşekkürler! Tanrı aileni de korusun!
Eminem: Sağol!
Debbie: Sahi aklıma gelmişken, bizim dergiye koymadığım bir çok şeyi dünyanın bir çok yerinde çıkacak olan bir kitaba koyacağız…
Eminem: Ne! Nasıl olur! (Gülüşmeler)
Debbie: Tabii, biraz rüşvetle işi çözebiliriz…
Eminem: Söz! (Gülüşmeler)
Debbie: Platin plak aldın, artık paran da vardır! Sana banka hesap numaramı vereceğim…
Eminem: Tamam! Yarın yedi milyon dolar yatırırım! (Gülüşmeler)
Debbie: Kitabın adı “Shady Anıları” olacak…
Eminem: Adinin tekisin! (Gülüşmeler) Herkese barış! Hoşçakalın!